Prostat Ameliyatı Riskleri

Aslında bu konuyu, iyi huylu prostat büyümesi için yapılan prostat ameliyatlarının riskleri ve prostat kanseri için yapılan prostat ameliyatlarının riskleri olarak ikiye ayırmak gerekiyor.

1. İyi huylu prostat büyümesi için yapılan prostat ameliyatlarının riskleri

a. Kanama riski

Kanama, greenlight yöntemi hariç, tüm iyi huylu prostat ameliyatlarında gerçekleşebilen doğal bir durumdur, çünkü prostat çok kanlanan bir organdır. Bu kanama, ameliyat sonrasında yerleştirilen içeriyi sürekli yıkamayı sağlayan özel 3 yollu bir sonda yerleştirilmesi ve yıkamanın sağlanması ile genellikle klasik TUR ameliyatlarında 5-7 gün içerisinde plazmakinetik ameliyatlarında 1-3 gün arasında kendiliğinden durur. Kandaki dokulara oksijen götüren hemoglobin düzeyinin tehlikeli miktarda düşmesi durumunda kan verilmesi gerekebilir.

Ben genel olarak tüm plasmakinetik TUR yapacağım hastalarıma ameliyat öncesinde kan hazırlatıyorum. Bu kanı vermem çoğu zaman gerekmiyor. Her hastama ameliyat sonrası kan düzeylerinin kontrolünü yapıyorum. Hastada kalbe yüklenme bulguları olmadığı sürece kan vermekten hoşlanmıyorum. Greenlight ameliyatı yapacağım hastalarımda kanama olmayacağı için boşu boşuna kan hazırlatmıyorum.

b. Enfeksiyon riski

Özellikle uzun süredir prosatın büyük olamasına bağlı idrar kesesinin boşaltamayan hastalarda, içeride sürekli idrar kalmasına bağlı olarak, idrar yolu enfeksiyonu daha sık görülür. Eğer ameliyat öncesi bir enfeksiyon varsa tedavi verilmelidir. Eğer bir sonda varlığı nedeniyle bu enfeksiyon antibiyotikler ile tamamen yok edilemiyorsa enfeksiyon hastalıkları uzmanının görüşleri alınarak, ameliyat öncesinde koruyucu antibiyotik verilmesi gereklidir. Ameliyat sonrası sonda kalacağı için ve sonda normalde dışarısı ile bağlantılı olmayan idrar yollarını dışarı ile bağlantılı hale getirdiği için, enfeksiyon riski daha fazladır. Enfeksiyonun tespit edilmesi durumunda uygun antibiyotikler ile tedavi verilir.

Ben kendi kliniğimde ameliyat öncesi mutlaka enfeksiyon varlığını araştırıyorum. Eğer enfeksyon varlığı yoksa enfeksiyon hastalıkları uzamnımız tarafından hazırlanan ameliyat öncesi antibiyotik tedavisini başlıyorum. Eğer cerrahi sırasında, enfksiyon riskini arttıran idrar kesesi içerisinde taş veya divertikül (mesanede balonlaşma gibi) bir durum ile karşılaşır isem antibiyotik tedavisini taburculuk süresine kadar devam ettiriyorum. Hastalarımda çok nadiren enfeksiyon ile ilgili bir sorun yaşıyorum.

c. Anestezi yöntemine bağlı oluşan riskler

Risksiz ameliyat diye bir şey yoktur. Eğer genel anestezi verilirse anesteziye bağlı olarak 1/200.000 (ikiyüzbinde bir) lik bir hayati tehlike oluşması ihtimali vardır. Bu ihtimal arabanıza bindiğinizde yolda ölme ihtimaliniz olan 20/100.000 den çok daha düşüktür. (Anesteziye bağlı ölüm riskinin 40 katı). Yani ameliyata girmek, arabanızla hastaneye gelmekten 40 kat daha az risklidir. Bu anestezi riski ameliyata bağlı bir durum değildir. Yani genel anestezi verip sadece saçınızı tarasak bile bu risk aynıdır.

Ameliyat sıırasında genel anestezi ve spinal anestezi yapılması cerrahın ve anestezi işlemini uygulayacak anestezi uzman doktorunun tercihleri ve tecrübeleri ile ilgilidir. Her iki anestezi yönteminin avantaj ve dezavantajlarını doktorunuzla konuşmalısınız.

Ben prostat ameliyatlarımı genel anestezi ile yapmaktan hoşlanmıyorum. Hastalarıma ameliyatlarını izletmek ve hastalıklarına katılımlarını sağlamayı tercih ediyorum. Bu sayede çok düşük olan genel anesteziye bağlı ölüm riskini de almamış oluyorum. Hastanemiz bünyesinde çalışmakta olan anestezi uzman doktorumuz da rejyonel (yani belden) anestezi konusunda uzman olduğu için her türlü prostat cerrahisinde güvenle spinal anestezi yöntemini tercih ediyorum.

d. İdrar kaçırma ve idrar yollarında daralma oluşma riski

Literatüre baktığımızda %1-%2 lik bir ameliyat sonrasında idrar kaçırma riskinden bahsediyor. Henüz ameliyat sonrası idrar kaçıran bir hastam olmadı ama zaman geçtikçe benim cerrahi serimde de idrar kaçıran hastalarım olacaktır. Sonuçta açıklanan rakamlar dünya oranlarıdır ve ben bu ameliyatı tüm dünyadan daha iyi yapmıyorum.

Genel olarak bakıldığında ameliyat sonrasında mesane boynunda veya idrar yollarında daralmaya bağlı yeniden cerrahi geçirme ihtimalleri %5-10 arasında değişmekte. Kendi kliniğimde de şu ana kadar prostat ameilyatı yaptığım hastalarımın yaaklaşık %5 ine yeniden içeriye bakmam ve darlık oluştuğu için bu darlığı kapalı olarak açmam gerekti. Darlık açıldıktan sonra yeniden daralan hastam olmadı nitekim cerrahi serilerde de yeniden bir 3. cerrahi geçirme ihtimali %1 ler civarında.

e. Erkeklik ile ilgili sorun yaşama riski

Hastalarımdan bana gelen en sık sorulardan biri bu konuda oluyor. Prostat ameliyatı sonrasında erkekliğin kaybolduğu ve bir daha sertleşme yaşanamayacağı, bir söylenti şeklinde ağızdan ağıza dolaşıyor. Aslında kısmen doğru, eğer prostat kanseri nedeniyle yapılan bir ameliyat olmuş iseniz, sertleşmenizi %30 ile %100 arasında kaybetme ihtimaliniz bulunuyor ancak iyi huylu prostat büyümesi nedeniyle yapılan ameliyatlarda deneyimli bir elde bu ihtimal yok denecek kadar az.

Bu durum biraz dondurma yemek, denizde boğulmaya yol açıyor demeye benziyor. Çünkü yaz aylarında boğulma vakalarında sıklık gelişiyor ve yaz aylarında dondurma tüketimi artıyor. Ama denizde boğulmaya, dondurma yemek sebep olmuyor. Aslında ikisinin de sebebi yaz ayı olması. Prostat ameliyatı olmak da, sertleşmenin bozulmasına sebep olmuyor, çünkü sertleşme ilerleyen yaş ile beraber bozuluyor ve ilerleyen yaşa sahip olan erkekler daha sık prostat ameliyatı oluyor. Aslında ikisinin de sebebi erkeğin yaşının ilerlemesi. Tabi denizde yüzerken dondurma yemeye kalkarsanız o başka, o zaman boğulursunuz. :)

f. Yara enfeksiyonu ve diğer ameliyat ile ilgili sorunlar

Teknolojinin ilerlemesi ile beraber açık ameliyat yapma sayılarımız çok azaldı. Eskiden olan yara yeri enfeksiyon riski artık ameliyatları, daha sıklıkla kapalı olarak yaptığımız için artık bir sorun olmaktan çıktı.

Prostat ameliyatı sonrasında peniste kalıcı sertleşme (priapizm) oluşması, testislerde enfeksiyon gelişmesi (epididmorşit) gibi riskler de mevcut ancak bunların oluşma ihtimali sıfıra yakın.

g. Uzun dönemde yaşanabilecek diğer riskler

Açık veya kapalı yöntem ile yapılan prostat ameliyatlarında mesane boynu kesilerek rahatlatıldığı için ilişki sonrasında meni nin önden gelmesi %50-70 arasında bozulacaktır. Aslında bu bir komplikasyon değil ameliyatın doğal bir sonucudur. Bu durum sertleşmeyi etkilemez, erkekliğe zarar vermez, sadece çocuk yapmayı (doğal yollardan yapmayı) zorlaştırabilir. Ameliyat sonrası böyle bir sorun gelişirse ve siz çocuk yapmak isterseniz testislerden sperm alınarak veya başka yöntemler ile hala çocuk sahibi olabilirsiniz. Eğer ameliyat sonrası çocuk yapma ile ilgili kaygılarınız varsa bunu ameliyat öncesinde mutlaka doktorunuzla konuşmalısınız.

Oluşabilecek diğer riskleri Türk Üroloji Derneği sayfasından okuyabilirsiniz.

2. Prostat kanseri için yapılan prostat ameliyatlarının (Radikal Prostat Ameliyatı) riskleri

a. Kanama riski

Prostat kanseri nedeniyle ameliyat yapılan kişilere ameliyat sırasında ve sonrasında kan verilme ihtimali %4-5 civarında.

Ben prostat kanseri ameliyatı olacak tüm hastalarıma aynı iyi huylu prostat ameliyatı yapacağım kişilere olduğu gibi ameliyat öncesinde kan hazırlatıyorum. Bu kanı vermem çoğu zaman gerekmiyor. Her hastama ameliyat sonrası kan düzeylerinin kontrolünü yapıyorum. Hastada kalbe yüklenme bulguları olmadığı sürece kan vermekten hoşlanmıyorum.

b. Enfeksiyon riski

Prostat kanseri ameliyatı sonrasında konulan sonda iyi huylu prostat büyümesi olan hastalara göre daha uzun süre kaldığı için enfeksiyon gelişme riski daha fazla. Bu nedenle ameliyat öncesinde eğer bir enfeksiyon varsa mutlaka tedavi veriyorum. Ameliyat sırasında ve sonrasında hastanemiz kuralları ve kendi cerrahi deneyimim doğrultusunda antibiyotik veriyorum. Hastalarımı ameliyat sonrasında, bir hastane enfeksiyonu gelişmemesi için olabildiğince erken taburcu ediyorum. Hastalarımı sondaları ile taburcu etmem gerektiği için taburcu ederken antibiyotik olmayan idrar yolları antiseptiklerinden birini veriyorum. Sondayı çekip bir sorun olmadığını gördükten sonra bu antiseptiği de kesiyorum.

c. Anestezi yöntemine bağlı oluşan riskler

Radikal prostat ameliyatlarını kendi kliniğimde eğer hastanın dahili sıkıntıları çok yoğun değilse genel anestezi ile yapmayı tercih ediyorum. Çünkü radikal prostat ameliyatlarında iyi huylu prostat ameliyatlarına göre daha çok derinde çalıştığımız için hastanın kaslarının hiç kasılmaması cerrahiyi kolaylaştırıyor. Bu kaslardaki yumuşamayı uyanık anesteziler ile tam olarak sağlayamayabiliyoruz. Ancak hastanın genel durumu genel anestezi için uygun olmayan kişilerde epidural anestezi ile de bu cerrahiler güvenle (biraz daha cerrahı yorarak) gerçekleştirilebilir.

d. İdrar kaçırma riski

Radikal prostat ameliyatı sonrasında idrar tutamama ihtimali, %2 ler civarında. Yani 100 kişiye bu ameliyatı yaptığımızda bu kişilerden 2 si ameliyat sonrası idrarını tutamaz hale geliyor. Bu 2 kişiden biri, ameliyattan sonraki 1 sene içerisinde kendiliğinden düzeliyor. O düzelmeyen bir kişiye, idrar tutmasını yeniden sağlamak için bir ameliyat daha yapmak gerekiyor.

e. Erkeklikile ilgili sorun yaşama riski

Prostatın dış kapsülünün her iki yanında peniste sertleşmeyi sağlayan sinirler bulunur. Bu sinirlerin kanser kontrolünü sağlamak için feda edilmesi gerekebilir. Eğer bir sinirin feda edilmesi durumunda sertleşmede zorluk yaşanması ihtimali %70, eğer iki sinir de alınmışsa %100 sinirleri her iki tarafta korunmayı başarmışsak %30 civarındadır. Yani her iki siniri dekorusak bile %30 sertleşme kalıcı olarak bozulabilir.

Kendi deneyimimde hastalarımı ameliyat öncesi cinsel sorunları açısından sorguluyorum. Eğer sertleşmesi hiç olmuyorsa sinir korumuyorum. Eğer hastamın cinsel performans kaygıları varsa kanser yayılımını ameliyat sırasında ve önceki biyopside alınan kanser çıkan dokuların yerleşimine bakarak değerlendiriyorum. Eğer sinir korumamda kanser kontrolü açısından sorun olmayacak ise sinir koruyucu cerrahi yapıyorum. Ancak kanser kontrolü açısından sinir korumamak daha doğru olacaksa kansere rağmen sinir koruyucu cerrahi yapmıyorum. Sonuçta önce can, sonra canan geliyor. Ameliyat sonrasında hastalarıma mutlaka sertleşme sağlayıcı ilaçlar (Viagra, cialis, levitra ve benzeri ilaçlar) veriyorum. Bu sayede hem sertleşme sağlamaya çalışıyorum hem de sertleşme olmasa bile penis dokusunun küçülmesini engelleyerek daha sonra yapacağım bir protez cerrahisi için penisi hazırlıyorum.

f. Yara enfeksiyonu ve diğer ameliyat ile ilgili sorunlar

Ameliyat bölgesinde yara yeri enfeksiyonu gelişme ihtimali bulunuyor. Böyle bir durum gelişmesi durumunda açık yara debridmanı antibiyotik ve sonrasında yaranın yeniden dikilmesi gerekebiliyor. Ancak bu durum nadir görülüyor.

g. Uzun dönemde yaşanabilecek diğer riskler

Makatta bir yaralanma ihtimali %1 den daha az olmakla beraber mümkün. Bizim kliniğimizde ameliyat öncesinde önceden barsak temizliği ve gerekli cerrahi antibiyotik önlem tedavisi yaptığımız için böyle bir sorun gelişirse ameliyat sırasında onarıyoruz.

Bu ameliyat sırasında, prostat, meni kanalları ve meni kesecikleri tamamen çıkarıldığı için ameliyat sonrasında meni gelmiyor. Bu nedenle ameliyat sonrasında çocuk sahibi olmak isteyen kişiler için doğal yöntemlerden ziyade testislerden sperm alınarak yapılabilecek tüp bebek tedavisi gerekiyor.

Literatüre göre %1 ile %20 arasında bu cerrahi işlem sonrasında mesane boynu ve idrar yolu üzerinde darlıklar gelişebiliyor. Bu durumda kapalı veya açık cerrahiler ile idrar yolunun açılması gerekebiliyor. Açık cerrahi yapılma olasalığı çok düşük. Genellikle kapalı yöntemler ile bu sorun çözülebiliyor.

Bookmark/FavoritesEmailGoogle BookmarksFacebookGoogle GmailMozillacaTwitterYahoo MessengerShare

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>